“Her şeye ‘hayır’ demenin ve uzlaşmaya kapalı olmanın bedelini ağır ödediler”

“Her şeye ‘hayır’ demenin ve uzlaşmaya kapalı olmanın bedelini ağır ödediler”
“Her şeye ‘hayır’ demenin ve uzlaşmaya  kapalı olmanın bedelini ağır ödediler”

AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu 1 Kasım Genel Seçim sonuçlarını Kanal A’da Tuğba Dalkılıç ve TRT AVAZ Doç. Dr. Erdinç Yazıcı’ya değerlendirdi.
"1 Kasım Seçim sonuçlarında kazanan milletimiz oldu. Zira milletimiz seçim yorgunu oldu. Yoğun vaatler, ekonomik kırılmalar üst üste gelince millet artık tek partili iktidarı, istikrarı tercih edeceğini açıkça ortaya koydu" diyen Salim Uslu, "Her şeye ‘hayır’ demenin siyasette diyaloga, uzlaşmaya kapalı olmanın yapıcı olmamanın bedelini ağır şekilde ödediler. Neredeyse MHP ve HDP baraja takılacaklardı. Halkımız; Muhalefete "Sivil siyasetin, demokrasinin gereklerini yerine getirin. Çatışma kültürünün devamından yana değilim, uzlaşmacı bir tutum takının, şiddetten medet ummayın ya da iktidar partisi yanlış yapsın da biz o yanlışlar üzerinden siyaset yapalım anlayışından vazgeçin" dedi. CHP 2 vekil artırdı o da çok başarılı sayılmaz. Sonuçta siyasi partilerin amacı iktidar olmaktır. Hiçbir şekilde bir siyasi partinin iktidar olamadığı yerde başarıdan bahsetmek mümkün değil. Dolayısıyla halk yeniden, söylemleri, davranışları tutarlı duruşu ve pozisyonu itibariyle gündelik politikaya karşı savrulmayan bir parti olarak Ak Parti’yi iktidar yaptı. 7 Haziran seçimlerinde halkın ne söylemek istediğini Ak Parti doğru okudu. Ama muhalefet partileri bu mesajı doğru okuyamadı. Halkın verdiği mesajdan herkes üzerine düşeni almalı" dedi.
"Terörle mücadele olabildiğince kararlı bir şekilde devam edecek" ifadelerini kullanan Uslu, "Demokratik haklar ve özgürlüklerin üzerindeki bir kısım engelleyici düzenlemeler varsa onlarında gerçekleşmesi gerekiyor. Bunların en başında Anayasa değişikliği var. Burada bütün politikaları gözden geçirip bir öz eleştiri yaparak yeni baştan revize etmek lazımdır. Bunu yaparken de olabildiğince yapıcı, katkı vermek, Önce Türkiye anlayışında birleşmek gerekir. Bu nokta da partilerin sloganlardan öte realize edilebilecek, ayakları yere basan teklifler oluşturması gerekiyor. Bunun ilk adımı demokratikleşme konusu olabilir" şeklinde kaydetti.
-"CHP GİDEREK TÜKENİYOR"-
Anayasa konusunda CHP’nin yaptığı açıklamaları da eleştiren Uslu, "CHP Anayasayı değiştirmek dahil, daha yapıcı bir muhalefet olacaklarını ifade ettiler. Yine 1 Kasım seçiminden önce Sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon programında Anayasayı değiştirmekten bahsetti, sunucu "ilk üç maddede dâhil mi dedi, evet gerekirse dahil dedi" Şimdi, belli ki kırmızı çizgileri aştılar. 1 Kasım heyecanıyla söylenmiş sözler dahi olsa iyi bir öz eleştiri yaptılar diye düşünüyor, ummak istiyorum. Eğer böyle olmazsa Cumhuriyet Halk Partisi giderek ana muhalefet görevini başka bir partiye kaptıracaktır. CHP giderek tükeniyor. Daha homojen bir yapıya doğru, mezhep tabanına indirgenen, sosyal demokrat parti olma niteliklerini kaybeden bir konuma doğru gidiyor. Kılıçdaroğlu 8 seçim yaşadı. Kaybetti. Sayın Bahçeli 15 seçim yaşadı ve kaybetti. Ondan sonra bu adamların Sayın Cumhurbaşkanını diktatör olarak suçlamaları çok manidar. 8 seçim kaybeden adam hala duruyor. 15 seçim kaybeden adam hala genel başkanlık yapıyor. Buna karşılık Cumhurbaşkanımızı suçluyorlar. Başbakanımız koalisyonun kurulmasında son derece uzlaşmacı bir tutum izledi ve AK Parti uzlaşma kavramına çok yatkındır. Dinleme, anlama ve esneme konusunda son derece yapıcı tavır ve tutum izlemiştir. Şimdi eğer yine çarketmezlerse Anayasa değişir. Yoksa bundan sonraki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi diye bir parti kalmaz. Yani devleti kuran parti filan diye zaten olmayan bir şeyi söylüyorlar. Devletin kurduğu partiyiz diyemiyorlar, devleti kuran partiyiz diyorlar. Oysa Devlet kurulmadan bu parti yoktu. Onu bilhassa belirtmek istiyorum. Şimdi 92 yıllık bir partiyi yok edecekler ve Türkiye’yi muhalefetsiz bırakacaklar, oysa muhalefette yapıcı bir şekilde görevini ifa ederse, iktidarın aşırılıklarını engellemek, ya da iktidarın doğrularına katkı vermek gibi bir görevi üstlenebilir pekala.Şimdi ondan uzak duruyorlar" dedi.
-"VERDİĞİMİZ SÖZDEN DÖNDÜĞÜMÜZ GÖRÜLMEMİŞTİR"-
Asgari Ücret ve Taşeron İşçi ile ilgili verilen sözlerin yerine getirilip getirilmeyeceğini soran Doç. Dr. Erdinç Yazıcı’ya cevap veren Uslu, "Verdiğimiz sözden döndüğümüz görülmemiştir.Zaten toplum da bizim güven kat sayımız yüksek olduğu için bu kadar çok teveccühte bulunmuştur.Hükümetin hemen alacağı kararlar, yapacağı düzenlemeler, İlgili komisyonların alması gereken kararlar vardır. Emekliler ile ilgili düzenlemeyi hükümet çok yakında yapar. Taşeron ile ilgili düzenlemeyi hükümetin çıkartacağı yeni bir mevzuat belirleyecektir. Belki bunun için yasa değişikliğine ihtiyaç olabilir. Asgari ücretle ilgili yetki sadece hükümetin elinde değildir. Hükümet sadece bu konudaki görüşünü deklare etmiş ve bir yol haritası çizmiştir. Muhtemelen Çalışma Bakanı aracılığıyla katıldığı asgari ücret tespit komisyonunda bunun 1.300 lira olması gerektiğini önerecektir ve beraber oy kullandığı kesimlerle de bu konuda birlikte herhalde bunu komisyona katılanlar da ret etmeyecekler. Bu arada yalnız bazı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Mesela 1300 lira asgari ücrete karşı çıkan çok ciddi bir kesim var. Türkiye de iş aleminin bir kısmı karşı çıkıyor değil mi? O zaman asgari ücreti yükseltmekle iş aleminin talepleri ve ihtiyaçları arasında bir denge kurulması konusunda ayrı bir çalışma yapılarak sürdürülebilirlik sağlanmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.

Anahtar Kelimeler
Yorum Yaz

Yorumu Yapmak İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.
Sitemize Üye Olmak İçin Buraya TIKLAYIN Mevcut Üyeliğinizle Üye Girşi Yapmak için Buraya TIKLAYIN