'KARADAYI'

''Haksızlığın önünde eğilmeyiniz.Çünkü hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz'' HZ. ALİ Yoğunluğum sebebi ile uzun bir süreden beri ara verdiğim köşe yazılarıma başlama vakti gelmişte geçiyor bile dostlar, halbuki ülkemizde gündemi takip ettiğimizde konuları olayları yazmaya bir başlasak, bütün sayfalar bile yetmez zannımca, bukadar değinilmesi gereken önemli ve gerekli hadiseler cereyan ederken, bu memleketin ekmeğini yiyen, suyunu içen bir ferdi olarak bir tarafa çekilip sessizce izlemenin çokta doğru olmadığını düşünüyorum. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam. Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar taa ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, Adam aldırma da git, diyemem aldırırım Çiğnerim, Çiğnenirim, Hakkı tutar kaldırırım... Nede güzel söylemiş koca Akif,şu dizelere bir bakın hele... Yazımın başında paylaştığım Hz. Ali efendimizin o meşhur ve bir okadar da önemli sözü, bana hem artık bu kadar suskunluk ve tembelliğe bir son vermem gerektiği, hemde bugünkü konumuzun içeriğiyle alakalı bir rehber niteliğinde adeta. Bu arada, bundan sonra fırsat bulduğumuz müddetçe dikkatimizi çeken ve değinilmesi gerektiğine inandığımız bütün mühim mevzuuların altını çizerek, sık sık yazmağa gayret edicez inşallah. Her birey gibi bende fırsat buldukça, evimde olduğum zamanlarda tv izlemeğe çalışırım, genelde birincil olarak belgesel izlemeyi tercih etsemde, kimi zaman müzik, siyaset ve tartışma programları, birde başladığı günden itibaren kaçırmamağa büyük özen gösterdiğim KARADAYI adlı diziyi izlemeğe gayret ediyorum. Diziyi takip edenler bilirler, 1970’li yıllarda geçen, mahallenin Mert delikanlısı Kunduracı Mahir, onun babası eski kabadayı nam-ı diğer KİBAR NAZİF, ölümüne sevdalısı Hakim Feride, onlara bir türlü gün yüzü göstermemeye adeta yemin etmiş, adalet dağıtacağı yerde hertürlü adaletsizliğin resmen kitabını yazan ve Hakim Feridenin babası (karanlık işler profesörü )Tekel ve Gümrük Bakanı Mehmet Saim beyin adamı ve karanlık işlerde gizli ortağı da olan savcı TURGUT'un hikayesini anlatan bir dizi, Adı üzerinde bir dizi, bir filmden ibaret olsa da şöyle irdeleyip günümüzle kıyasladığınız vakit aslında film diye izlediğimiz şeylerin gerçeklerle, eski ve yeni ve tarihlerle ne kadar çok örtüştüğünü anlarsınız. Siyasetin ve iradenin tüm çirkinliğinin, güç ve dengelerle ortak noktada buluştuğunda, nice akıla mantığa uymayan kaygan ve değişken senaryoları ortaya çıkardığını, Adalet, Hak, Hukuk, denilen yüce kavramların nasılda birer komediye dönüştüğünü, Zalimin nasılda galip, mazlumunda nasıl mağdur olduğunu görürsünüz. ''Adalet topaldır, ağır ağır yürür, fakat gideceği yere ergeç ulaşır'' demiş MIREBAU, Umalım ki öyle olsun, gerçi bizler Hakkaniyete inanan insanlarız, ve biliriz ki, galip olacak ve değişmeyecek olan yalnızca Allahın adaletidir ve ilahi adalet birgün mutlaka tecelli eder. ''Bazen öyle konuşacaksın ki karşındaki cevap veremeyecek. Bazen de öyle bi susacaksın ki karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek ''demiş Gabriel Garcia Marquez. Biz susma hakkımızı yeterince kullandık dostlar, artık konuşma vaktidir, bir sonraki yazımızda buluşuncaya dek hepiniz, muhabbetle ve sevgiyle kalınız. Cemalettin Kurtoğlu

Anahtar Kelimeler
Yorum Yaz